Daimi Huzur
Huzura giden yolun ışığı olmak için çalışıyoruz...

22.Beyt

0 63

Risale-i Kudsiyye 22.Beyt

 

اَكَرْ چِه بَعْضِ اَسْبَابْ اُولْدِى عِلَّتْ ،اِنَابَه رَبطَه هَمْ غَيْرِى ذِلَّتْ ،
 كَمَالِيلَه بَيَانِنْدَه عِنَايَتْ ، كَرَمْلَرْ هَمْ اِيدُوبْ اُولْ رَبّ عِزَّتْ ،

عَزِيزْ قِيلْ رَابِطَه حَقَه كِيدَه لِمْ ، جَمَالِ بَا كَمَالَه سيْراِيده لِمْ
“Eğerçi bazı esbab oldu illet.”
“İnabe, rabıta hem gayri zillet.”
“Kemaliyle beyanında inayet.”
“Keremler hem edip ol Rabbi izzet”Aziz kıl rabıta Hakk’a gidelim,”
“Cemali ba kemale seyr idelim”.Burada Risale-i Kudsiye’nin niçin yazıldığı ve isminin nasıl konulduğu açıklanmaktadır:”
“Eğerçi bazı esbab oldu illet.”
 “Her ne kadar bazı sebebler Risale-i Kudsiyye’nin yazılması için sebeb oldu ise”,”Esbab : Sebeb kelimesinin cemisidir.Sebebler ,demektir.
İllet: Sebeb manasındandır.Mısarada ;yanlızca :”oldu “kelimesi türkçedir.“İnabe, rabıta hem gayri zillet.”
“(Risale-i Kudsiyye) :İnabeyi, rabıtayı ve Mevla’ya karşı diğer tevazu yolarını anlatmak için yazılmıştır.”Daha başka sebebler varsa da asıl sebeb bunlardır.

İnabe:Mevlâ’ya dönmek,
Gayrî: Başkası ,demektir.
Zillet: Zelillik yani ALLAH-u Tealâ’ya karşı yalvarmayı ve boyun eğmeyi öğretmek..

Risale-i Kudsiyye ilimdir ,siz de o ilmin oluğu ,arkı olun.ilimler sizden aksın başkalarına ulaşsın.Daha öncekilerden bize geldiği gibi. Şirk ve fitnenin oluğu olmayalım.

“Kemaliyle beyanında inayet.”
“(Azîz olan ALLAH),rabıtanın ve inabenin beyanında çok yardımlar ve ikramlar etmiştir.””

Böylece de Risale-i Kudsiyye yazılmıştır.

Kemaliye:Tamamiyle,
İnayet:Yardım ,demektir.

“Keremler hem edip ol Rabbi izzet.”
“İzzet sahibi olan Rabb Tealâ iyilikler ederek,”

Keremler: İyilikler, demektir.

“Aziz kıl rabıta Hakk’a gidelim,”
“Cemali ba kemale seyr idelim”.

Aziz evladım Rabıta et. Bütün bunların anlaşılması kolay olmuyor.Ama kim çalışırsa,yavaş yavaş manalarını kavramaya başlar.Her kim çalışır, âkibet alışır.

Rabıta acemi insanlar için en büyük kolaylıktır.Acemi bir kimseye:”ALLAH’a murakaba yap.”dense mutlaka Cenab-ı Hakk’ı bir şeye benzetmeye kalkar.
 Fakat Rabıta vasıtasıyla Mevlâ’dan kalbe bir nur ihsan olunur.O nur kalpte yerleşir .Sanki kalpte nurdan bir göz olur.İşte bu göz Mevlâ’ya bakamaz mı ?Bakar.
Rabıta çok iş görür ,rabıtayı bırakmamalıdır,bu iş rabıta ile yürür .Bir merceği güneşe tuttuğunuz vakit güneşi merkeze toplar.O aldığı ışınlarla tahtayı yakıyor.Nereden alıyor ışınları, güneşten.Başka ışıkların sıcaklıkları onun yanında zayıf kalır .Rabıta edilen ayna , o mercek gibidir .
Bir ayet-i kerimede şöyle buyuruluyor:“Muhakkakk ALLAH genişlik sahibi ve bilicidir.”(Bakara süresi:115’den)

Mevla’nın genişliği bizim bildiğimiz genişlik değildir.Az önce bahsettiğimiz nur olunca kalb genişler ve çok tesirler olur.Onur olursa Mevlâ Cemalini gösterir.Bakın rabıta ne büyük bir şey.Resulullah (sallalllahu aleyhi ve sellem)in Sevban isminde bir kölesi vardı.Bir gün Resulullah (sallALLAHu aleyhi ve sellem)’in huzuruna geldi.Yüzünün rengi kaçmıştı.Ve bitkin bir hali vardı.Resulullah efendimiz:”Neyin var? Ey Sevben”diye sordu.Hiç bir şeyim yok .Ey ALLAH’ın Resulu ancak seni görmediğim zamanlar benim sana karşı olan aşkım artıyor.Şiddetle bir yanlızlık duyuyorum .

Sonrada ahireti hatırlıyorum ve orada seni göremiyeceğimden korkuyorum..

Çünkü sen Cennette diğer Peygamberlerle beraber yüksek makamlarda bulunacaksın.Ben Cennete girsem bile senin derecenden aşşağı derecede bulunacağım için seni oradagöremiyeceğimden korkuyorumYa ResulALLAH!dedi.

Bunun üzerine şu ayet-i celile nazil oldu. esteizu billah:”

“Ve her kim ALLAH (- uTealâ)’ya ve Peygambere itaat ederse işte onlar ALLAH(-uTealâ)nın kendilerine inam buyurmuş olduğu Nebiler sıddıklar,Şehidler ve
Salih zatlar ile beraberdirler.Onlar ise ne güzel refiklerdirler.”(
nisa süresi :69)

Ayet-i kerimede ALLAH -u Tealâ’ya ve Resulüne itaat edenlerin
şu dört sınıfla beraber olacakları bidiriliyor.1.Peygamberler, 2. Sıddıklar, 3.Şehitler, 4. Salihler.Mevlâ Tealâ’nın en çok ikram ettiği dört sınıftır.İşte rabıta yapmakla bu dört sınıfla beraber olunuyor.

Ya Erhamerrahımîn dünyada ve ahirette bizi bu dört sınıftan ayırma.Âmin.!

Abdullah İbn-i mübarek:”seven sevdiğine itaat eder” der sevmek insanı sevdiği ile beraber eder.

Bir hadis-i şerifte Resulullah(sallALLAHu aleyhi ve sellem) buyurmuşlardır ki:”seven sevdiği ile beraberdir.”İtaatan söz ediliyor bir de sevgiden söz ediliyor.

Sevgi olan yerde rabıta da olur.Rabıtada ise beraberlik vardır.bu beraberlik iki kişinin cisimlerinin beraberliği değil kalplerin beraberliğidir.
Efendi babam derdi ki:”Kalp nerede ise sen orada mutabersin.”Yani sen kalbin bulunduğu yerde sayılırsın.O ki kalbin Resulullah’da sen de onunlasın.O ki kalbin şehindedir sen de onunlasın.İnsanın kalbi şeyh ile ise nerede olursa olsun o hep onunla beraberdir.
Sevben (radiyALLAHu anh) neden korkuyor.Resulullah (sallALLAHu aleyhi ve sellem)’den uzak kalmaktan.Önemli olan itaat.Nerede itaat var ,orada sevgi var,nerede sevgi var orada beraberlik var.Bazıları itaata zorlanır.Zorla itaat edilirse ne olur.
Zorla itaat eden ancak borcunu ödemiş olur.O yakınlıklar olmaz, zorla hayır da hayırdır, yapata zorla yap.Bir müslümana zorla kıldırsan , o kabuldür.Bir kâfire zorla namaz kıldırsan o kabul değildir.Zorla sevgi ise sonra kolaylığa sebeb olur

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.